top of page

Ne okumalı: Herhangi bir şeyi okuyacak vaktimiz yok!

  • 5 Şub 2017
  • 4 dakikada okunur

USB ne kadar kullanışlı bir şey değil mi? Depolama, dosya aktarma/paylaşma derken artık her şeyi de onunla şarj ediyoruz. Sadece kendimiz, beynimiz hariç. (Şimdilik!)

Başlamadan önce şurada küçük, minicik, tek soru bir anketimiz var. Cevaplarsanız sevinirim. Diğer cevaplara bakmayı unutmayın lütfen.

Okumak önemli. Okuma alışkanlığı önemli. Cildi güzelleştirip güzelleştirmediğini bilmiyorum (muhtemelen onu da güzelleştiriyordur, malum stresi alıyor) ama beyni geliştirdiği kesin. Okumanın, hayal gücünü çalıştırarak, beyaz beyin hücrelerini grileştirdiği ile ilgili bir çalışma yayınlanmıştı. Malum ne kadar gri, o kadar zeki.

Bilgi ve belge yönetiminde (eski adı kütüphanecilik) okur tiplerini en kolay yoldan sayısal olarak belirlemek için bir ölçek var. Buna göre:

  • Yılda 1 ile 5 kitap arasında okuyan kişiler, az okuyan okur tipi,

  • Yılda 6 ile 20 kitap arasında okuyan kişiler orta düzeyde okuyan okur tipi ve

  • Yılda 21 ve daha fazla kitap okuyan okurlar ise çok okuyan okur tipi olarak ifade ediliyor.

Her ay bir kitap okuyarak, yılda ortalama 12 kitap okumak aslında ideal olanı. Ayda iki kitap okuyorsanız ve yazları da eğlenmeye daha çok vakit ayırıyorsanız yılda ortalama 20 ve daha fazla kitap okuyarak gerçekten iyi bir okur sayılabilirsiniz. Ki böyle yazınca biraz “kuru” oldu ama bu sayı gerçekten ha-ri-ka!

Ancak ölçeğin orta düzey okur kısmı biraz sıkıntılı. Yılda 6 kitap okuyan da, 20 kitap okuyan da orta düzey okur tipi sayılmış. Bu çok mantıklı değil. Ankette de gördüğünüz gibi orada aralıkları biraz açtım. Seçenek sayısı arttı haliyle ama sanki daha anlamlı oldu. Basitçe 4’lük sistemde okuyuculuğunuza not verirsek aşağıdaki gibi bir tablo çıkıyor ortaya :)

Cevap Puan Not Sonuç

Hiç okumam. 0 F Başarısız, kaldı.

Yılda 1 - 2 kitap okurum. 60 - 64 C2 Az okuyan okur tipi.

Yılda 3 ile 5 arasında kitap okurum. 65 - 69 C1 Az okuyan okur tipi.

Yılda 6 ile 8 arasında kitap okurum. 70 - 74 B3 Orta düzey okur tipi

Yılda 9 ile 11 arasında kitap okurum. 75 - 79 B2 Orta düzey okur tipi

Yılda 12 ile 14 arasında kitap okurum. 80 - 84 B1 Çok okuyan okur tipi

Yılda 15 ile 17 arasında kitap okurum. 85 - 89 A3 Çok okuyan okur tipi

Yılda 18 ile 20 arasında kitap okurum. 90 - 94 A2 Gayet çok okuyan okur tipi

Yılda 21 ve daha fazla kitap okurum. 95 - 100 A1 Gayet çok okuyan okur tipi

Ne dersiniz, bir öncekine göre daha mantıklı mı?

Sayısal tarafta bir şekilde anlaşılır. Orası sorun değil. Bu hesap, bizi daha büyük ve daha önemli bir çıkmaza götürüyor: Ne okumalı?

Yetişkin eğitiminde, eğitimciler ve psikologlar yetişkinliği 24 - 65 yaş arası olarak tanımlıyor. Hem mental hem fiziksel olarak insan 24 yaşında yetişkinliğe erişiyor, 65 yaşından sonra da ağırlaşmaya, yaşlanmaya başlıyor, diyorlar.

Yani yılda 20 kitap okuyan iyi bir okur olsak bile, tüm yetişkinliğimiz süresince okuduğumuz kitaplarda çok seçici davranmamız gerekiyor. Çok kaba bir hesapla:

65 yaş – 24 yaş = 41 yıl yetişkinlik x 20 kitap = 820 kitap! Sadece 820 kitap!

Orta düzey bir okuyucu isek daha da seçici…

Yani her şeyi ya da daha iyisi “herhangi bir şeyi” okuyacak zamanımız yok.

Ve maalesef USBler henüz insana bağlanmıyor. Doğuştan devredilen bir bilgi, bilinç yok insan türünde. Her şeyi oturup baştan öğreniyor, öğrenmek zorunda kalıyor insanoğlu.

Bu zaman darlığı yüzünden insanoğlunun seçici okur olması gerekiyor. Okumanın keyfini almak için eleştirel okuma yeteneğinin olması gerekiyor.

Oya Adalı’ya göre eleştirel okuma “edilgen olmayan bir okuma, zihinsel bir etkinlik olarak okuma, metinde ileri sürülen düşünceleri anlama, düşünceler arasındaki bağları kavrama, onları kendi birikimleriyle karşılaştırıp bir düzene koyma, kendinde var olan bilgileri onlarla yeniden yapılandırma, belleğinde saklamak istediklerini seçip ayırma, kısaca muhakeme yeteneğinin geliştirilmesi”dir.

Anlamak, kavramak, yeniden yorumlamak yani okumadan keyif almak için içeride bir birikim olması şart değil mi?

Odysseus’u okumadıysak hiçbir eve dönüş yolculuğu bize anlamlı gelmeyebilir. Hz. Yusuf’un İsrailoğulları’nı Mısır’dan çıkarışını bilmezsek pek çok tarih kitabını çözemeyiz ilk bakışta. Ya da Ecinniler’i okumadan Mülksüzler pek bir şey ifade etmeyebilir ilk okuduğumuzda.

Yani bütün o haldır haldır kitap basan yayınevlerine, kitap eklerine, reklamlara, bu kocaman pazara inat, Murathan Mungan’ın deyimiyle “kitap tüketicisi” olmadan, baştan başlamamız gerekiyor okumaya.

Dünya tarihi, din kitapları, destanlar, mitolojiler ile başlamalı. Sonra klasikler. Bazılarına çok sıkıcı gelir klasikler ama emin olun durduk yere klasik olmadılar. Modern yazarların beslendiği yerdir klasikler. Sonra tabii ki Türk edebiyatı. Ve en son modern edebiyat.

Malum son 250 yıl insanlığın en çok değişim yaşadığı zaman. Şehirleşme, teknoloji, ulaşım vs. en çok da edebiyat değişti son 250 yılda. Dünyanın her yanında -ki ben en çok Amerikan edebiyatına hayranım- neler yazıldı, çizildi. Onları okumak gerekiyor. Ve korkarım buraya kadarı bile 500’den fazla kitap yaptı.

Üstüne, bir mesleğiniz olduğunu varsayıyorum. Mesleki kitapları ve yayınları da takip etmeniz gerek. Başucu olarak alsak oradan da 10 ile 50 arası bir kitap var okunacak.

Ah ah! Okunacak çok şey var. Okuyacak ne az zaman değil mi? Öyleyse:

  • Kesinlikle “kitap öğütme makinesi” olmayın. Öylesine okumayın okurken, öylesine seçmeyin seçerken. Aynı o makinedeki gibi elinizde birbiriyle alakasız kâğıtlar kalır, ortalık batar. Seçici olun, iyi okuyun.

  • Okuma listesi oluşturun. Okumanız, bilmeniz gereken kitapları listeleyin. Hesap yapmak, kâğıt kalem ile çalışmak çoğunluk daha iyidir bütünü görmek için. (Hazırladığım listenin linki aşağıda)

  • 500’den fazla kitabı satın almak da, evde saklamak da sorun. Zaten anarşizm açısından da ters. Halk kütüphaneleri başta tüm kütüphaneler emrinize amade! Ödünç alın!

  • Okuduklarınızı da listeleyin. Defter veya bilgisayar ortamında notlar tutun kitap hakkında.

  • Okuma alışkanlığında en önemli sorun disiplin. Bunun için kitap kulüpleri derdinize derman olabilir. Facebook’ta bir kitap kulübü grubu kurmak, yıllık okuma listesi oluşturmak, ayda bir güzel bir yerde oturup kitabı tartışmak hem iyi bir vakit geçirme yöntemi arkadaşlarla hem de iyi bir kitap okuma disiplini. Bunu işyerinizde de yapabilirsiniz. Personel toplulukları gerçekten çok yararlı ve eğlenceli şeyler.

Peki çalışma hayatında ne işinize yarayacak kitap okumak? Üzgünüm ama özgeçmişlerinize kitap okumak veya müzik dinlemek yazmak pek bir şey ifade etmiyor İK çalışanlarına. Malum herkes kitap okuyor (veya okuduğunu iddia ediyor), herkes müziği seviyor, dinliyor.

Kitap okuduğunuz özgeçmişinizde başta belli oluyor: nasıl düşündüğünüze, ne kadar entelektüel olduğunuza, ne kadar dersinize çalıştığınıza, o işletmeye ne katacağınıza kadar.

Bilgi toplumu diyorlar ya, yalan değil. İşletmelere bilen, merak eden, araştıran çalışanlar lazım. Üstüne özgür düşünen, pozitif, yeniliğe açık.

Hayal gücünüz darda kalmasın, vaktiniz boşa yanmasın.

İyi okumalar.

Ne okumalı listesi, indirmek için. Listeye eklemek için önerilerinizi lütfen iletin:

Adalı, O. (2010). Eleştirel ve Etkileşimli Okuma Teknikleri. İstanbul: Toroslu Kitaplığı.

Kurt, İ. (2000). Yetişkin Eğitimi. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım

Sağlamtunç, T. (1990). Türkiye'de üniversite kütüphanecilik bölümlerinin 4. sınıf öğrencilerinin özgür (boş) zaman-ders dışı okuma alışkanlıkları üzerine bir araştırma. Türk Kütüphaneciliği 4.S

Yorumlar


Etiketler

insan kaynakları ik

anarşi anarşizm anarşist

 

hr human resources
anarchism anarchy

Takip et
  • Twitter Social Icon

Also Featured In

    Like what you read? Donate now and help me provide fresh news and analysis for my readers   

PayPal ile Bağış Yap

© 2023 by "This Just In". Proudly created with Wix.com

bottom of page